603 research outputs found

    An element of the physical image of the witch in Köroğlu Epic in the Kazakh version: Ear

    Get PDF
    Kazak Türkleri zengin bir destan geleneğine sahiptir. Köroğlu Kazak anlatmaları da bu destan geleneği içerisinde Kazak halkının kültürel zenginliklerini yansıtmaktadır. Sözlü kültür ürünleri içerisinde yer alan demonik varlıklar, anlatıyı canlı tutar. Bu demonik varlıklardan biri olan cadı, tasvir edilen fiziksel özellikleri ile farklı kültürler içerisinde benzerlik göstermektedir. Kötülüğün karşılığı olarak düşünülen, her daim korkunç bulunan cadı, destanda başı sıkışınca yardım istenilen bir varlık olarak karşımıza çıkar. Destanda cadı, rüya yorumlatılıp ayrıca kürek kemikleriyle fal baktırılmasıyla ilk başvurulan varlık olmuştur. Bu çalışmada, Köroğlu Destanı’nın Kazak versiyonunda cadının fiziksel özelliklerinden biri olan normalden farklı tasvir edilmiş kulağı ve bu özelliğin cadının karşı taraftan üstünlüğünün göstergesi olduğu üzerinde durulmuştur.Kazakh Turks have a rich epic tradition. Kazakh versions of Köroğlu narratives also reflect the cultural richness of Kazakh people in this epic tradition. Demonic creatures in oral culture keep the narrative alive. The witch, one of these demonic creatures, has similarities in the cultures with the physical features depicted. The witch, who is thought to be the equivalent of evil and is always scary, appears as a being who is asked for help when anybody is in trouble in the epic. In the epic, the witch interpreting dreams and telling fortunes is a being to be referred to. In this study, the ear of the witch in Köroğlu Epic in the Kazakh Version, which is one of her physical features and described as different from the normal ear and it is emphasized that this situation is an indicator of the witch's superiority over the others

    On Local Asymptotic Stability of q-Fractional Nonlinear Dynamical Systems

    Get PDF
    In this paper, locally asymptotic stability of q-fractional order nonlinear dynamical systems is introduced and studied. The sufficient conditions for local stability of such dynamical systems are obtained. Also, useful definitions of fractional order q-integrals and q-derivatives are recalled. Finally, a q-fractional order nonlinear dynamical model is considered

    A fractional order model for obesity epidemic in a non-constant population

    Get PDF

    Taş Kesilme Motifi

    Get PDF
    13. Hafta Ders Notu Konusu : Taş Kesilme Motif

    Şekil Değiştirme Motifi

    Get PDF
    12. Hafta Ders Notu Konusu : Şekil Değiştirme Motif

    A comparative study on the text of “the folk tale the Phoenix”

    Get PDF
    Halk anlatıları ait oldukları toplumun kültürel değerlerini bünyesinde barındırır. Tarihî süreç içinde nesilden nesile aktarılan bu anlatılarda değişik kültürel unsurlar söz konusudur. Anlatılarda kutsallıkla ilişkilendirilmesinden dolayı kuşlar da kutsiyet kazanmıştır. Mitik anlatılardan masallara uzanan süreçte “kuş” ile ilgili tasavvurlar oldukça yaygındır. Bu kuşlardan biri de farklı kültürlerde farklı adlandırma ve işlevlerle karşımıza çıkan Zümrüdüankâ kuşudur. Olağanüstü özelliği ile sıra dışı bir kuş olarak kabul gören Zümrüdüankâ pek çok çalışmaya konu olmuştur. Zümrüdüankâ kuşunun bugüne kadar yapılan çalışmalarda genellikle sözlü kültür ürünleri içerisindeki yeri değerlendirilmiştir. Makalede mevcut olan metin ise Zümrüdüankâ kuşunun en eski kayıtlarından olmalıdır. Çalışmada ele alınan Zümrüdüanka Kuşu Hikâyesi adlı metin Atatürk Üniversitesi Merkez Kütüphanesi Seyfettin ÖZEGE bölümünde, 0137114 demirbaş numarasında, 30054/SÖ yer numarasıyla kayıtlıdır. Ele alınan eser İtimad Kütüphanesi tarafından neşredilmiştir. Makalede Zümrüdüankâ kuşu ile ilgili elde edilen çalışmalar kapsamında literatür taraması yapıldıktan sonra tespit edilen masallar incelenmiştir. Bu çalışmada, metin latinize edildikten sonra Zümrüdüankâ kuşunun sözlü kültür ürünleri içerisinde daha çok masallarda karşımıza çıkmasından dolayı masallar ile metin üzerine mukayeseli bir inceleme yapılmıştır. Zümrüdüankâ kuşunun tespit edilen ilk nüshası olduğunu düşündüğümüz bu metnin, sözlü kültürden yazılı kültüre geçiş sürecinde sözlü kültür ürünleriyle kıyasla bazı farklılıklar bünyesinde barındırdığı gibi daha çok benzer unsurları içerdiğini söyleyebiliriz

    The relationship between Non dipper hypertension and Vitamin D receptor gene polymorphism

    Get PDF
    Sağlık Bilimleri Enstitüsü, Tıbbi Genetik Ana Bilim DalıNormal popülasyonda kan basıncı gündüz en yüksek değerlerde seyretmekte ve gece en düşük değerlere ulaşmaktadır. AKBT ile belirlenen bu ritim ile hastalar dipper ve non-dipper HT olarak iki sınıfa ayrılmıştır. Biz bu çalışmamızda 24 saatlik ambulatuar kan basıncı takibi sonuçlarına göre Non-dipper ve dipper hipertansiyona sahip olan hastalarımızın vitamin D seviyeleri ve vitamin D gen Cdx2 polimorfizmi bakımından anlamlı fark olup olmadığını araştırmayı amaçladık. Hipertansiyon tanısı alan 33 kişinin AKMI yapılarak 14 Non-dipper hipertansiyona sahip olan ve 19 dipper hipertansiyona sahip olanlar olmak üzere ayrılmıştır. 9 Non-dipper ve 8 dipper normotensif kontrol grubu çalışmaya dahil edildi. Retrospektif olarak hasta ve gönüllülerin vitamin D seviyeleri incelenmiştir. Tüm hastaların DNA izolasyonu yapıldı. Real Time PCR yöntemiyle vitamin D reseptör geni CDX2 polimorfizmi bakımından tüm hastaların genotiplendirilmesi yapılarak gruplar arasında farklılıklar incelendi. Çalışmaya katılan hastaların ortalama 25-Hidroksi vitamin D düzeyleri 18,9 ± 10,7 idi. Non-dipper hipertansiyon hastalarının vitamin D düzeylerinin 26,13 ± 8,98 iken dipper hipertansiyon hastalarının 24,96 ± 10,72 aralarında istatistiksel anlamlı fark yoktur. (p=0,778) D vitamini Cdx2 polimorfizmi olan (GA veya AA) hastaların %88,2 si (n=15) hipertansiyon hastası iken genetik polimorfizmi olmayan (GG) hastaların %51,5 i (n=17) hipertansiyon hastası idi. Hipertansiyon varlığı ile Cdx2 polimorfizmi birlikteliği istatistiksel olarak anlamlıydı. (p=0,010) Çalışmaya katılan hastaların ortalama 25-hidroksi vitamin D düzeyleri düşüktür. Non-dipper ve dipper hipertansiyon hastalarının vitamin D seviyeleri arasında istatiksel bir anlamlı fark yoktur. Vaka sayımız az olmasına rağmen Cdx2 polimorfizmi özellikle Nondipper HT için anlamlı bir risk faktörü olarak görülmektedir. Heterozigot veya mutant Cdx2 polimorfizme sahip olan hastaların hipertansiyon tanıları daha fazladır. Hipertansiyon ile vitamin D polimorfizmleri arasındaki ilişkinin daha iyi aydınlatılabilmesi için daha fazla hasta sayısı içeren daha kapsamlı çalışmalar yapılması gerekmektedir.In normal population, blood pressure is highest in daytime and reaches the lowest values in the night. With this rhythm determined by ABPT, patients were divided into two classes as dipper and non-dipper HT. In this study, we aimed to investigate the vitamin D levels of patients with non-dipper and dipper hypertension according to the results of 24-hour ambulatory blood pressure monitoring and to determine whether there is a significant difference in vitamin D gene polymorphism. 33 Hypertension diagnosed made by AKM 14 Non-dipper having hypertension and dipper 19 is reserved as having hypertension. 9 Non-dipper and 8 dipper control groups were included in the study. Retrospectively, vitamin D levels of patients and volunteers were investigated. All patients underwent DNA isolation. The genotyping of all patients in terms of vitamin D receptor gene polymorphism was analyzed by Real Time PCR. The mean 25-Hydroxy vitamin D levels of the patients were 18.9 ± 10.7. Vitamin D levels of non-dipper hypertension patients were 26,13 ± 8,98 and 24,96 ± 10,72 for dipper hypertension patients. There is no statistically significant difference between them. (P = 0.778) While 88.2% (n = 15) of patients with Cdx2 polymorphism had hypertension, 51.5% (n = 17) of patients without genetic polymorphism had hypertension. The association of Cdx2 polymorphism with hypertension was statistically significant. (P = 0.010) The mean 25-hydroxy vitamin D levels of the patients were low. There was no statistically significant difference between the vitamin D levels of non-dipper and dipper hypertension patients. Although the number of cases is small, Cdx2 polymorphism is seen as a significant risk factor especially for Nondipper HT. Patients with Heterezigot or mutant Cdx2 polymorphism are more likely to have hypertension. In order to better clarify the relationship between hypertension and vitamin D polymorphisms, more comprehensive studies including more patients are required

    Efsane ve özellikleri

    Get PDF
    9. Hafta Ders Notu Konusu : Efsane ve özellikler
    corecore